Polikistik Over Sendromu’nda Adet Düzensizliği ve Tedavisi

Adet kanamasının gecikmesi veya olmaması polikistik over sendromu’nda sık karşılaşılan şikayetlerdir. Bu kişiler genellikle 1 yıl içinde 8 defa veya daha az sayıda adet olurlar. Uzun süre adet olamama durumu rahim iç tabakasının kalınlaşmasına neden olmaktadır. Kalınlaşan rahim iç tabakasının dökülerek atılması sonucunda bu kişilerde uzun süre devam eden, fazla miktarda, koyu renkli, pıhtılı kanamalar görülebilmektedir. Uzun süre adet olamama durumu rahim iç tabakasının kalınlaşmasına neden olarak rahim iç tabakası (endometriyum) kanseri ihtimalini de arttırmaktadır.

Bir adet döngüsü adet kanamasının 1. gününden itibaren başlayan ve takip eden adet kanamasının 1. gününe kadar devam eden dönemdir (Örneğin; 30 günlük süre). Adet döngüsünün sonunda adet kanamasının olması genel olarak o adet döngüsünde yumurtlamanın gerçekleştiğini göstermektedir. Buna göre örneğin; Her ay bir kere adet kanaması olan bir kadında bir yıl içinde ortalama 12 defa yumurtlama gerçekleşir, 2 ayda bir kere adet kanaması olan bir kadında 1 yıl içinde ortalama 6 defa, 6 ayda bir kere adet kanaması olan bir kadında ise 1 yıl içinde sadece ortalama 2 defa yumurtlama gerçekleşir.

Polikistik over sendromu olan kadınların bir kısmında her ay bir kere düzenli adet görülmesine rağmen yumurtlama olmamaktadır. Bu nedenle düzenli adet kanaması olan bir kadında eğer tüylenme artışı, sivilce, saç dökülmesi ve kilo artışı gibi polikistik over sendromu’nun diğer belirtileri varsa yumurtlama olup olmadığı araştırılmalıdır.

Yukarıdaki ultrason resmi bir polikistik over (yumurtalık) görüntüsüdür. Yumurtalığın ortasında bulunan beyaz alanın çevresine dizilmiş kırmızı renkli ok ile gösterilen siyah renkli, yuvarlak, küçük keseciklerin içinde yumurtalar bulunmaktadır.

 

Aşağıdaki 1. grafikte görüldüğü gibi bir adet döngüsünde FSH, LH, Estradiol ve Progesteron hormonlarının miktarları döngünün belirli günlerinde artıp azalmaktadır. Bu hormonların miktarlarındaki bu değişiklikler sonucunda yumurtayı içinde taşıyan küçük keseciğin büyümesi ve yumurtlama sağlanmaktadır;

1-Adet kanaması ile birlikte yumurtalıklardan birinde yumurta taşıyan keseciklerden bir tanesi aşağıdaki 1. grafikte sarı renkli çizgi olarak görülen FSH hormonunun etkisiyle büyümeye başlar.

2-Bunu takiben aşağıdaki 1. grafikte mavi renk çizgi olarak görülen büyüyen kesecikte üretilen estradiol hormonu adet kanamasında vajinadan dışarı atılacak olan rahim iç tabakasının (endometriyum) kalınlaşmasını sağlar.

3-Belirli bir büyüklüğe gelen ve içinde olgun yumurtayı taşıyan keseciğin duvarı aşağıdaki 1. grafikte yeşil renk çizgi olarak görülen LH hormonu miktarının en üst düzeye ulaşmasından yaklaşık 36 saat sonra çatlar ve keseciğin içinde bulunan yumurta dışarıya atılır. Bu duruma yumurtlama denilmektedir. Ancak yumurtlamadan sonra yumurta sperm ile karşılaşırsa gebelik oluşur. Sperm ile karşılaşmadığı taktirde yaklaşık 14 gün sonra adet kanaması meydana gelir.

4-Yumurtlamadan 7 gün sonra aşağıdaki 1. grafikte kırmızı renk çizgi olarak görülen progesteron hormonu miktarı en üst düzeye ulaşır. Bu nedenle yumurtlamanın olup olmadığı kanda progesteron hormonu miktarının ölçülmesi ile tespit edilebilir. Progesteron hormonu en üst düzeye ulaştıktan yaklaşık 7 gün sonra adet kanaması olur. Bu şekilde 28 günlük bir adet döngüsü tamamlanır. Düzenli adet gören bir kadında yukarıda anlatılan olaylar her adet döngüsünde tekrarlanmaktadır.

Aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi polikistik over sendromu’nda FSH, LH, Estradiol ve Progesteron hormonlarının miktarları normal bir adet döngüsünde olduğu gibi döngünün belirli günlerinde artıp azalmamaktadır. Aşağıdaki grafikte 4 farklı renk çizgi olarak görülen hormonların miktarları adet döngüsü boyunca hep aynı düzeyde kalmaktadır. Bu nedenle yumurtayı taşıyan küçük keseciğin büyümesi ve yumurtlama gerçekleşmemektedir. Bunun sonucunda ortamda sperm ile karşılaşacak yumurta olmadığı için gebelik oluşmamaktadır. Bu durumda yumurtlama olmadığı için adet kanaması da olmamaktadır.

Yukarıdaki 2. grafikte mavi renk ok olarak görülen hattın sol tarafında kalan yumurtayı taşıyan küçük keseciğin yavaş büyümesi polikistik over sendromu’nda adet gecikmesine neden olmaktadır. Halbuki, yukarıdaki 2. grafikte mavi renkli okun sağ tarafında yumurtlamadan sonra oluşan olaylardan kaynaklanan bir sorun yoktur. Bu nedenle bir kişide ister polikistik over sendromu olsun ister olmasın eğer yumurtlama olduysa bundan 14 gün sonra adet kanaması gerçekleşir. Yumurtlamadan sonra adet kanamasına kadar geçen süre sabittir.

Polikistik over sendromu’nda adet kanamasında gecikmenin nedeni yumurtanın gelişip yumurtlama aşamasına ulaşmasının normalden daha uzun sürede gerçekleşmesidir. Buna göre örneğin;

14 günde olgun yumurta gelişirse (14 + 14) = 28. günde60 günde olgun yumurta gelişirse (60 + 14) = 74. günde180 günde olgun yumurta gelişirse  (180 + 14) = 194. günde adet kanaması oluşur.

Tedavi;

 Doğum kontrol hapı kullanımının tedavide yeri yoktur. Doğum kontrol hapları polikistik over sendromu’nu tedavi etmemektedir. Bu haplarla meydana gelen adet kanaması yumurta gelişimi ve yumurtlama olmadan oluşmaktadır. Bu nedenle bu kanama gerçek bir adet kanaması değildir. Doğum kontrol hapları adet düzensizliğini tedavi etmemekle birlikte bir çok yan etkiye  de neden olabilmektedir. 

Polikistik over sendromu olan kişilerin bir kısmında yumurta gelişimi ve yumurtlama sürelerinde ve bunun sonucunda adet düzeninde  yıllar içinde değişiklikler olabilmektedir. Bu durum düzenli adet görmek için doğum kontrol hapı kullanan kişilerin doğum kontrol hapı kullanmasına gerek olmadan düzenli adet görebilecek iken adet düzensizliğinin devam ettiğini zannederek gereksiz yere uzun yıllar doğum kontrol hapı kullanmasına neden olmaktadır.

Erkeklik hormonlarının en aktif formu olan dihidrotestosteron (DHT) un hammadesi olan hormonların (testosteron ve androstenedion gibi) artmış olan etkinliğinin ve miktarının düşürülmesi ve erkeklik hormonlarına bağlanarak onları etkisiz hale getiren Sex hormon Binding Globulin (SHBG) miktarının ve etkinliğinin arttırılması sonucunda yumurtayı taşıyan küçük keseciğin büyümesi ve yumurtlamanın sağlanması tedavinin temel amacıdır.

1-İnsülin direncine karşı insülin duyarlılığının arttırılması hem SHBG miktarını arttırarak hem de testosteron miktarını azaltarak etki gösteren bir tedavi seçeneğidir.

2- Erkeklik hormonları yumurtayı taşıyan küçük keseciklerin içinde  alıcılara (reseptör) yapışarak etkili olmaktadır. Bu nedenle erkeklik hormonlarının alıcılara yapışmasını sağlayan mekanizmanın engellenmesi de başka bir tedavi seçeneğidir.

3- Yumurta taşıyan küçük keseciklerin içinde alıcılara yapışmış olan erkeklik hormonları (testosteron gibi)  5 alfa redüktaz enziminin etkisi ile aktif forma (dihidrotestosteron) dönüşmektedir. Bu dönüşümü sağlayan mekanizmanın engellenmesi de diğer bir tedavi seçeneğidir.

4- Polikistik over ameliyatı miktarı ve etkinliği artmış olan erkeklik hormonlarının (testosteron gibi) etkinliğinin ve miktarının azaltılması ve insülin direncine karşı insülin duyarlılığının artması sonucunda SHBG miktarını arttırarak etki gösteren bir tedavi seçeneğidir. Polikistik over sendromu’nun hangi grubunda (A,B,C) bulunduğu, ultrasonda yumurtalıkların görünümü, erkeklik hormonlarının (testosteron gibi) ve onların aktif formu olan dihidrotestosteron (DHT) ve erkeklik hormonlarına bağlanarak onları etkisiz hale getiren Sex Hormone Binding Globulin (SHBG) düzeyleri, Anovulasyon: (yumurta büyümesi yok) veya Oligoovulasyon: (yumurtanın yavaş büyümesi), insülin direnci, şeker hastalığı, kilo fazlalığı ve şişmanlık olup olmaması ameliyat olacak kişinin seçilmesinde kullanılan kriterlerdir.

5-Düzenli olarak yapılan spor (yürüyüş ve yüzme gibi) kilodan bağımsız olarak yani kişi fazla kilolu olsa dahi vücutta bulunan yağ dokusunun yerini kas dokusunun almasını sağlar. Yağ dokusunun azalması hem erkeklik hormonlarının üretimini düşürerek, hem de SHBG miktarını arttırarak etki gösteren yardımcı bir tedavi seçeneğidir.

6-Fazla miktarda tüketilen karbonhidratlar proteinlerden farklı olarak yumurtalık ve böbrek üstü bezi gibi erkeklik hormonlarının üretildiği bölgelerden biri olan yağ dokusu olarak depolanmaktadır. Bu nedenlerle karbonhidrat miktarı düşük, buna karşılık protein miktarı fazla olan besinleri tüketilmesi hem erkeklik hormonlarının üretimini düşürerek, hem de SHBG miktarını arttırarak etki gösteren yardımcı bir tedavi seçeneğidir.

Yukarıda anlatılan tedavi seçenekleri kişiden kişiye göre farklı şekillerde çoğunlukla birden fazla tedavi seçeneği birlikte uygulanmaktadır.

Bunları da İnceleyin

Grup-C Polikistik Over Sendromu

GRUP-C Androjen (Erkeklik hormonu) durumu; Hiperandrojenizm: androjenlerin (testosteron gibi) etkilerinin fazla olduğunu gösteren tüylenme artışı, …