Polikistik Over Sendromu’nda Sivilce ve Tedavisi

Sivilce (Akne) yağ bezleri ve kıl köklerinin iltihabıdır. Ergenlik çağında (adolesan dönem) genç kızlarda 13 yaş civarında sorun olmaya başlar ve giderek şiddetlenerek 15-17 yaşlarında zirveye ulaşır. Daha sonra gerilemeye başlar ve hastaların çoğunda 20-25 yaşlarından sonra artık bir sorun olmaktan çıkar. Fakat kadınların bir kısmında 25 yaşından sonra da akne şikayeti 4o lı yaşlara kadar görülmekte hatta bir kısmında menopoz sonrasında da devam etmektedir.

20’li yaşlardan sonra başlayan, tekrarlayan ve tedaviye dirençli ağız çevresi, çene, ense, göğüs ve sırt bölgelerinde görülen sivilceler çoğunlukla hormon kaynaklı nedenlere bağlıdır. Hormon kaynaklı sivilcelerin genellikle nedeni polikistik over sendromu’dur. Sivilce ile birlikte tüylenme artışı ve adet düzensizliği gibi şikayetler var ise bu kişinin polikistik over sendromu olma ihtimali daha da artmaktadır. Dermatoloji (cildiye) tedavisi ile iyileşmeyen, dirençli sivilcelerin altında da hormonal nedenler yatmaktadır.

Yukarıdaki resimde polikistik over sendromu’nda yanak ve çene bölgesinde sivilceler görülmektedir.

 

Erkeklik hormonları (testosteron gibi) ciltte bulunan yağ bezlerinden salgılanan ve sivilce oluşumuna neden olan yağ miktarını arttırmaktadır. Polikistik over sendromu’nda da erkeklik hormonlarının miktarının ve etkinliğinin artması sonucu ciltte bulunan yağ bezlerinden salgılanan yağ miktarı artmaktadır.

Yukarıdaki resimde polikistik over sendromu’nda ağız çevresi ve çene bölgesinde sivilceler görülmektedir.

 

Tedavi;

A vitamini (Retinoik asit) benzeri maddeler içeren ilaçlar polikistik over sendromu olan kişilerde altta yatan hormonal bozukluğu tedavi etmemektedir. Buna rağmen polikistik over sendromu’nda sivilce tedavisi amacıyla halen yaygın olarak kullanılmaktadır. Polikistik over sendromu olan kişilerde A vitamini benzeri ilaçlarla yapılan tedavi sivilce şikayetinde geçici bir iyileşme sağlamakla birlikte, bu kişilerde sivilce şikayeti çoğunlukla bir süre sonra tekrarlamaktadır. Bu durum hamilelik döneminde ve hatta hamile kalmadan belirli bir süre önce kullanıldığında bebekte ciddi sorunlara (teratojen) yol açabilen ve uzun yıllar kullanan kişilerde erken menopoz‘ a neden olabilen bu ilaçların genellikle tekrar tekrar, düzensiz bir şekilde kullanılmasına neden olmaktadır.

A vitamini (Retinoik asit) benzeri ilaçlar polikistik over sendromu olan kişilerde sivilce tedavisinin kalıcı olması için altta yatan hormonal sorunun tedavisi yapılmadan önce kullanılmamalıdır.

Erkeklik hormonlarının en aktif formu olan dihidrotestosteron (DHT) un hammadesi olan hormonların (testosteron gibi) artmış olan etkinliğinin ve miktarının düşürülmesi ve erkeklik hormonlarına bağlanarak onları etkisiz hale getiren  Sex hormon Binding Globulin (SHBG) miktarının ve etkinliğinin arttırılması sonucunda citte bulunan yağ bezlerinde artmış olan yağ üretiminin azaltılması polikistik over sendromu’nda sivilce tedavisinin temel amacıdır.

1- İnsülin direnci durumuna karşı insülin duyarlılığının arttırılması (SHBG) ve testosteron üretimi üzerinden etki gösteren bir tedavi seçeneğidir.

2-Erkeklik hormonları yağ bezleri üzerinde bulunan alıcılara tutunarak sivilcelenmeye neden olmaktadır. Erkeklik hormonlarının yağ bezleri üzerinde bulunan alıcılara yapışmasını sağlayan mekanizmanın engellenmesi de başka bir tedavi seçeneğidir.

3-Alıcılara bağlanmış olan erkeklik hormonlarının (testosteron gibi) sivilcelenme yapabilmesi için alıcılarda bulunan bir 5α redüktaz enzimi ile aktif forma (dihidrotestosteron) dönüşmesi gerekmektedir. Bu dönüşümü sağlayan mekanizmanın engellenmesi de diğer bir tedavi seçeneğidir.

4-Polikistik over ameliyatı miktarı ve etkinliği artmış olan erkeklik hormonlarının (testosteron gibi) etkinliğinin ve miktarının azaltılması ve insülin direncine karşı insülin duyarlılığının artması sonucunda SHBG miktarını arttırarak etki gösteren bir tedavi seçeneğidir. Polikistik over sendromu’nun hangi grubunda (A,B,C) olduğu, ultrasonda yumurtalıkların görünümü, hormon tahlili sonuçları, insülin direnci, şeker hastalığı, kilo fazlalığı ve şişmanlık olup olmaması ameliyat olacak kişinin belirlenmesinde önem taşımaktadır.

5-Düzenli olarak yapılan spor (yürüyüş ve yüzme gibi) kilodan bağımsız olarak yani kişi fazla kilolu olsa dahi vücutta bulunan yağ dokusunun yerini kas dokusunun almasını sağlar. Yağ dokusunun azalması hem erkeklik hormonlarının üretimini düşürerek, hem de SHBG miktarını arttırarak etki gösteren yardımcı bir tedavi seçeneğidir.

6-Fazla miktarda tüketilen karbonhidratlar proteinlerden farklı olarak yumurtalık ve böbrek üstü bezi gibi erkeklik hormonlarının üretildiği bölgelerden biri olan yağ dokusu olarak depolanmaktadır. Bu nedenlerle karbonhidrat miktarı düşük, buna karşılık protein miktarı fazla olan besinleri tüketilmesi hem erkeklik hormonlarının üretimini düşürerek, hem de SHBG miktarını arttırarak etki gösteren yardımcı bir tedavi seçeneğidir.

Yukarıda anlatılan tedavi seçeneklerinden hangisinin uygulanacağı kişiden kişiye göre değişmektedir. Çoğunlukla birden fazla tedavi seçeneği birlikte uygulanmaktadır.

Bunları da İnceleyin

Anti-Müllerian Hormon (AMH)